ŞÜKÜR

61. ŞÜKÜR

Allah’a şükretmek herkesin boynunun borcudur. Kavga etmek, suratını ekşitmek, “şükür” değildir.

Kendinize gelin de şu kereme bakın! Bir şükre karşılık bu kadar nimeti kim verir?

Bir koku alıp da şükrünü eda etmeyen, küfrân-ı nimette bulunur ve kendi burnunu yitirir.

Şükür, nimetin canıdır, nimetse deriye benzer. Çünkü seni Sevgiliye kadar ulaştıran şükürdür.

Nimet, insana gaflet verir; şükürse uyandırır. Padişahın  şükür tuzağıyla nimet avla!

Şükretmeyenden güzellik de kaybolur, hüner de, sanat da. Artık bir daha ondan bir eser bile görünmez.

O küfür inadı, maymun âdetidir. Şu hamd ve şükür ise Peygamberin yoludur.

Nimet ve ihsanlarına karşılık Allah’a şükret, fakat sana ihsan eden kişiye de şükret, onun adını da an!

Allah kıyamet günü kuluna “Ne getirdin, sana verdiğim nimetlere karşılık ne yaptın?” der.

Kul der ki: “Yârabbi! Sana candan ve gönülden şükrettim. Çünkü o rızık ve ekmek, asıl-esas bakımından sendendi.”

Allah der ki: “Hayır! Sana bağışta bulunan kişiye şükretmediğin için, bana da şükretmedin.

Bir kerem sahibine zulmettin, sitemde bulundun. Halbuki onun yüzünden benim nimetlerime nâil olmadın mı?”

Şükret ve şükredenlere köle ol; onların huzurunda öl de ebedîlik bul!

(I/1525, III/2672, I/442, III/2896, 2897, V/997, VI/1829, 3256, 3259-3262, I/443)

[divide style=”2″]