Mevlevî Hatıraları

Mevlevî Hatıraları

Refi’ Cevad Ulunay

16.12.1967

 Mevlevîlik her şeyden evvel bir zerafet mektebidir, şimdi mevcut olmayan tekkelerden kuvvetli şairler, büyük musikişinaslar, kendilerine isim yapmış hattatlar, tezhipçiler, minyatürcüler yetişmiştir. San’at bakımından hiçbir tarikat Mevlevîlikle boy ölçüşemez.

Vaktiyle Konya dergâhında Hafız-ı Kûtüb bir Âsım Dede vardı ki, ne zaman hücresine gidilse biraz şiirden, edebiyattan bahsettikten sonra:

-Fakir, size bir hâtıra takdim edeyim.

der, hemen bir âhâdi kağıt üzerine talik yazı ile “Ya Hazreti Mevlânâ” yazar verirdi. Yaşının ilerlemiş olmasına rağmen, her hafta mukabeleye gider ve bütün selâmlarda sema’ ederdi.

Her hücre böyle münevver adamlarla dolu idi.

Fransa’nın en mâruf muharrirlerinden ve Fransa Akademisi âzasından “Moris Barrés” Mevlânâ’yı ziyaret etmek üzere Konya’ya geldiği zaman türbede ihtiyar bir dede ile görüşür, mistik felsefî hakkında o kadar güzel fikirler işitir ki, nihayet muhatabına sorar:

-Siz burada ne vazife ile bulunuyorsunuz?

İhtiyar dede mütevazi bir eda ile cevap verir:

-Efendim, ben burada süpürgeciyim. Türbenin temiz tutulmasıyla mükellefim.

Moris Barrés kitabında şöyle söylüyor:

“Bir süpürgeci mistik ilimde böyle olursa, ya asıl şeyh olan Çelebi Efendi ne olmalıdır?”

O esnada Postnîşin merhûm Veled Çelebi idi ve bu, ziyaretçiyi her cihetten tatmin etmiş bulunuyordu.

*

Bir kaç sene evveline kadar, bir hücrede en son Dede olarak Ankara’lı bir Mehmet Dede Hazretleri vardı ki 70 sene Mevlânâ’nın kapısının eşiğine kendini vakfeylemişti.

Bir gün huzuruna girdim, zaten Mevlânâ’dan ve Mesnevî’den başka bir şey konuşmazdı. Koca Mesnevî’yi baştan aşağı ezber bildiği halde, yine Mesnevî önünde bulunurdu. Ne mükrim, ne nazik, ne mütevazi bir bende idi. Sözün sırası gelince:

-Hazreti Pîr karıncasından vazgeçmiyor. derdi.Seneler onun kametini bükmüş, fakat arada rahatsızlandığı zaman yanındakilere:

-Daha bu sene göçmeyeceğim.

der ve dediği gibi de olurdu. Nihayet kendisine emrihak vâki oldu. Dergâhın yanındaki “Üçler” mezarlığına defnedildi.