Çarşaf-ı Şerif ve Yanmaz Kefen

A+
A-

Çarşaf-ı Şerif ve Yanmaz Kefen

6-7 Mart 2016 tarihinde Sakarya Üniversite İlahiyat Fakültesi Giyim-Kuşamda helal-haramın tartışıldığı bir sempozyum düzenledi. Türkiye’den ve İslam dünyasından birçok ilim adamı katıldı ve giyim-kuşam her bakımdan tartışıldı.

Sempozyumun ilk oturumunda konuşan Tekbir Giyim ile Haşema’nın kurucularını ve tesettüre bakış açılarını beğendim, hassasiyetlerinden etkilendim. Katılımcılar, hazır bu kadar hoca bir arada iken fırsatı kaçırmayıp bazı sorular sordular. Birkaçını sıralayayım.

  • Dine ve değerlere mugayir dizilere, medya organlarına tesettür reklamı vermek caiz midir?
  • Tesettür defilesi olur mu? Erkeklerin tesettür defilesini seyretmesi caiz midir?
  • Bir ürünü tanıtmak ile bir ürünü giymeye ikna etmek, özendirmek arasındaki ayırımı nasıl yapacağız?
  • Tesettür reklamında ürün tanıtılırken dinin kurallarını hatırlatmak, ayet ve hadisleri kullanmak ne kadar doğru?
  • Tesettür piyasasında piyasa kuralları mı geçerli olacak, dinin kuralları mı?

Birkaç soru da ben ilave edeyim.

  • Tesettür sadece kadınlar için midir? Erkeklerin tesettürü yok mudur?
  • Tesettür sadece giyilen elbisede mi olur?
  • Alternatifi varken kürk giymek helal midir?
  • Kıyafette tek belirleyici din midir, tore ve örfe dikkat etmek gerekir mi?
  • Köle şartlarında çalıştırılan işçilerin ürettiği ürün tesettür de olsa helal midir?
  • Çok pahalı ve lüks elbiseler tesettüre uygun olsa bile giymek caiz midir?
  • Doğayı kirleten ve çevreye zararlı giyecekler üretmek ve kullanmak caiz midir?
  • Zaruret olmadığı halde öldürülen hayvanlardan üretilen giyim ve süs eşyalarını üretmek ve kullanmak caiz midir?
  • Tamamen ticari bir bir kuruluş olan giyim kuşam firmaların tekbir, selam vs gibi dini içerikli ve çağrışım yapan kelimeleri kullanmaları doğru mudur?

Eminim sizin de ilave edeceğiniz sorular vardır. Bu sorulara herkes bir cevap verebilir ama bence caizdir veya caiz değildir diye kısa cevap verilmemelidir. Soruların her biri kanaatimce bir araştırma konusudur ve ehil insanlar tarafından şer-i şerif temel alınarak insan hakları, çevre ve doğaya saygı çerçevesinde örf ve tore de gözetilerek insanları ikna edecek cevaplar aranmalı ve bulunmalıdır.

Bir konuşmacı görmüş, nakletti. Bir mağazada yanmaz kefen geldi, ilanını görmüş. Bir başka yerde ise çarşaf-ı şerifler geldi, duyurusunu.

Şerif kelimesi şerefli, kutsal, mübârek anlamlarına gelir ve genellikle Hz. Peygamber’e ait eşyalar ile dini kavram ve mekanlar için kullanılır. Hilye-i şerif deriz, cami-i şerif deriz, şer-i şerif deriz. Ecdadın dine ve peygambere saygısını gösteren güzel bir kelimedir ve sonuna getirdiğimiz kelimeye kutsal ve mübarek anlamları katacak şekilde kullanırız. Onu sıradan bir elbise için kullanmak büyük bir cehalet ve küstahlıktır. Dini ticarete alet etmektir.

Hele yanmaz kefen de ne demek? Toprağın altında ateş niye yansın sorusu akla gelmiyor herhalde. İnsanlar herhalde toprak altını değil, cehennemi düşünerek alacaklar bu kefeni. Ne yani, bu kefene sarılanlara cehennem ateşi tesir etmeyecek mi? Cenabı Mevla, hak eden kullarını yanmaz kefenden dolayı cezalandırmaktan aciz midir? Bunun büyük bir itikadi sorun olduğu hiç düşünülmez mi?

Diyanet mi olur, belediyeler mi olur, valilik birimleri mi olur bilmem ama mutlaka yetkili bir kurum yanmaz kefen ve çarşaf-ı serif gibi reklam ve duyuruları yasaklamalı ve bunları yapanları cezalandırılmalıdır. Bu kavramlar birkaç kişinin daha fazla para kazanma arzusuna kurban edilemeyecek kadar önemlidir.

ETİKETLER: