GÖNÜL EHLİ

27. GÖNÜL EHLİ

Gönül ehlinin ilimleri, kendilerini taşır. Ten ehlinin ilimleriyse kendilerine yüktür.

Gönüllerini cilâlamış olanlar; renkten, kokudan kurtulmuşlardır. Her nefeste zahmetsizce bir güzellik görürler.

Onlar, ilmin kabuğundaki nakşı bırakmışlar, ayne’l-yakîn bayrağını kaldırmışlardır.

Lütuf ve merhamet sahibi olan Hakk’ın kulları, işleri düzeltmekte (ve yoluna koymakta) O’nun huyuna sahiptirler.

Onlar şiddet zamanı, sıkıntı vakti, mahlûkata acırlar; rüşvet almaksızın yardımda bulunurlar.

Herkes, gönlünün aydınlığı ve cilâsı nispetinde gaybı idrâk eder.

Kim, gönlünü daha fazla cilâladıysa daha ziyâde görür. Ona daha fazla sûretler görünür!

Gönlü uyanık olanın, baş gözü uyusa bile gönlünde yüzlerce göz açılır.

Gönül sahibi, altı yüzlü aynadır; Allah altı cihette o aynadan nazar eder durur.

Yüce Allah: “Ben yere, göğe; hatta arşa bile sığmam. Ey aziz, bundan emin ol!

Fakat şaşılacak şeydir ki, inanan kişinin kalbine sığarım. Beni ararsan inanan gönüllerde ara” buyurdu.

Müminin kalbi, adalet sahibi olan ve kendisinden yardım dilenen Hakk’ın elindedir, O’nun iki parmağı arasındadır.

Yüce Allah, “Biz gönle bakarız, su ve topraktan ibaret olan sûrete değil” buyuruyor.

(I/3446, 3492, 3493, III/2222, 2230, IV/2909, 2910, III/1223, V/0874, I/2654, 2655, III/4259, 2244)

[divide style=”2″]