Site Haritası
Kur'an-ı Kerim
Hadis-i Şerif
Hz. Mevlana
Eserleri
Seyyid Burhaneddin
Bahâeddin Veled
Şems-i Tebrizi
Selahaddin Zerkubî
Sultan Veled
Hüsâmeddin Çelebi
Hz.Mevlâna Dergâhı
Sema
Adab ve Erkan
Yolun Mertebeleri
Çelebilik
Mevlevi Ayinleri
Mevlana İhtifalleri
Akademik
Yükle
Hizmeti Geçenler
Mesnevi Sohbetleri
Mesnevi Hikayeleri
Sesli Kitaplar
Duyuru&Etkinlik
Haberler
Semazen Video
Semazen Radyo
Projelerimiz
Foto Galeri
Soru ve Cevaplar
Keşkül Dergisi
Linkler
KONYA
Evrad-ı Şerif
Dinletiler



 

Google

Kur'an-ı Kerim

Dinleyelim


Hz. Mevlânâ'nın eserlerinden hangisini okudunuz?
Mesnevi
Divan-ı Kebir
Fihimafih
Mecalis-i Seba
Mektubat
Birkaçını
Hiç Birini
 
KAZANMAK VE KAYBETMEK
05 Nisan 2019 00:57

KAZANMAK VE KAYBETMEK

Bir kayıp söz konusuysa, bir şey yitirilmişse, ortada bir yenilgi varsa yoğun bir keder, öfke ve suçluluk duyguları buna eşlik eder.

Bir kaybın ardından hissedilen suçluluk duygusu insanları buna sorumlu aramaya iter. Kolay kolay kimse bunu kendine yakıştırmaz. Sorumlu başkalarıdır ve cezalandırılmalıdır.

Öfke aslında kaybedilene olmakla birlikte insanlar bunu dillendirmez çoğu zaman ve daha zayıf gördükleri kim varsa öfkeyi ona boca eder. Genellikle de yenilgiye uğrayan, kaybı bizzat yaşayan hedef tahtasındadır.

Bazı ilkel toplumlarda bir cenaze söz konusu olduğunda taziyeye gelenlerin cenaze sahibini dövdüğünden söz edilir. Hem diğerlerinin öfkesi hem de kaybı yaşayanın suçluluk duyguları böylelikle hazmedilmiş olmaktaymış.

Yaşamak, kayıplara uğramak ve bunları hazmetmekten başka bir şey değildir aslında.

En sonunda da canınızı verir ve buraya ait olan her şeyinizi yitirerek göç edersiniz bilinmez bir yere.

Kazanmak ve kaybetmek görecedir.

İnsan cennetteki konumunu yitirerek geldi bu aleme. İlk insan uzun süre özürler diledi ve böylelikle bu kaybın yasını tuttu. Kendini kınadı. Bu kaybı yaşamasına sebep olduğunu düşündüğü hiç kimseye çamur atmadı. Onu şeytan yaptı. O da konumunu yitirdi. Buna karşılık kendini kınamak yerine Allah’a ve Adem’e yüklemeye çalıştı suçu. Özellikle de bundan sorumlu gördüğü insanoğluna düşman oldu.

İnsan bilse ne kadar acizdir. Zafer ya da yenilgiyi kendinden bilmek bunun için kendine kudret atfetmek insan için züldür. Yendiği zaman ben yendim, yenilince de bunu nasıl beceremedim ve vicdan azabı.

İyi de Allah nerede?

Bakalım Fetih Suresine:

1- Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik. 2- Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir zaferle yardım etsin.

Ya Nasr Suresi:

Yâ Muhammed ! (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) Allah'ın yardımı ve fethi (Mekke'nin fethi) gelince, Sen de insanların bölük bölük Allah'ın dinine (Müslümânlığa) girdiklerini görünce, hemen Rabb'ini hamd ile tesbîh et. O'ndan bağışlanmayı iste. Şüphesiz ki O, tövbeleri çok kabul edendir.

Fethin ve zaferin sahibi insan mı? Allah mı?

Zaferi kendinden bilen mağlubiyette de kendini döğer. Etrafı suçlar. Öfke saçar. Kabına sığamaz, hazmedemez.

Allah vardır ve birdir. Kazanmak ta kaybetmek te imtihandır.

Bir kayıp söz konusuysa kaybedenin yanında olup O’na Allah’ı hatırlatmak esastır. Parmak sallayarak kenara çekilip ben size demedim mi diye başlayan kibirli sözcükler yakışık almaz, bu ahlak değildir. Önce yas tamamlanır, hayat normalleşir sonra oturur özelde ikazlarınız varsa yaparsınız.

 Düşene vurmak ahlaksızlıktır.

Kazanana da yapılacak şey aynıdır. Ona da Rabbi hatırlatılır ve hamd ve tesbih edip bağışlanma istemesi önerilir.

Yenen de imtihandadır, yenilen de. İkisine de veren de alan da aynıdır.

Hayat yenme ve yenilme yeri değildir.

Hayat Allah’tan razı olmayı gerektirir.

Her nefes Allah içindir.

Eğer yenilgi nedir diye sorarsanız: Allah’tan gafil olmaktır.

 

#korkmaaskvar

Dr. Öğr. Üyesi Faik Özdengül

NEÜ-Meram Tıp Fakültesi, Fizyoloji AD

http://faikozdengul.wordpress.com

Bu Yazı 218 defa okundu.
SİMURGA ULAŞMAK
M. Faik Özdengül
İNSANIN YARATILIŞ GÂYESİ
İbrahim Emiroğlu
Hazreti Kahve
İsmail Güleç
Mücâhidîn-i Mevleviyye Alayı
Yakup Şafak
MEVLANA'NIN ADALET FELSEFESİ
Misafir Yazar
Tasavvuf Hakkında...
Mahmut Erol Kılıç
Tasavvuf Vaktidir
Cuma Mektupları
SEYYİD-İ SIRDAN
Muhsin İlyas Subaşı
Tarikatın Ne Olduğunu Biliyor Muyuz?
Editör'ün Seçimi
Mevlevî
Mehmet Demirci
MEVLÂNÂ’NIN MESNEVİDEKİ AMACI
Nuri Şimşekler
Hz. Mevlânâ’dan Nasîhatler
A.Selâhaddin Çelebi
MESNEVÎ'DE OLGUN İNSAN
Adnan K.İsmailoğlu
SEMA ADABI
Ö. Tugrul İnançer
SABIRDAKİ ESRARLI GÜZELLİK
H. Nur Artıran
Mesnevi Dersleri Aramak
M. Sait Karaçorlu
Er-Rahman Er Rahim
Cemalnur Sargut
Din Yolu Hikmet Yoludur
Emin Işık
Semâ'daki Sırlar
Sezai Küçük
HZ. PEYGAMBER’İN DAVRANIŞLARI
İsmail Yakıt

Asitâne Mevlevi Kültür Dergisi

Anasayfa | Hakkımızda | Site Haritası | İletişim | E-mail
Semazen.net'in resmi web sitesidir.
Web sitemizin dışında farklı sitelere yönlendiren linklerin içeriklerinden Semazen.net sorumlu tutulamaz.
Copyright © 2005, Tüm Hakları Saklıdır.
Sayfa oluşturma zamanı: 0.0293 sn.
Programlama: CMBilişim Teknolojileri Görsel Tasarım: Capitol Medya