Site Haritası
Kur'an-ı Kerim
Hadis-i Şerif
Hz. Mevlana
Eserleri
Seyyid Burhaneddin
Bahâeddin Veled
Şems-i Tebrizi
Selahaddin Zerkubî
Sultan Veled
Hüsâmeddin Çelebi
Hz.Mevlâna Dergâhı
Sema
Adab ve Erkan
Yolun Mertebeleri
Çelebilik
Mevlevi Ayinleri
Mevlana İhtifalleri
Akademik
Yükle
Hizmeti Geçenler
Mesnevi Sohbetleri
Mesnevi Hikayeleri
Sesli Kitaplar
Duyuru&Etkinlik
Haberler
Semazen Video
Semazen Radyo
Projelerimiz
Foto Galeri
Soru ve Cevaplar
Keşkül Dergisi
Linkler
KONYA
Evrad-ı Şerif
Dinletiler



 

Google

Kur'an-ı Kerim

Dinleyelim


Hz. Mevlânâ'nın eserlerinden hangisini okudunuz?
Mesnevi
Divan-ı Kebir
Fihimafih
Mecalis-i Seba
Mektubat
Birkaçını
Hiç Birini
 
SEVMEK
03 Mayıs 2018 00:56

SEVMEK

Bir aşık sevgilisine sordu: Beni mi daha çok seversin yoksa kendini mi? Çabuk söyle.

Zor soru.

Şu soruları biliyoruz, önceden duyduk:

-Beni ne kadar çok seviyorsun?

-En çok kimi seversin?

-Hiç daha önce bir başkasını da bu kadar sevdin mi?

………………………………..

Birisini sevdiğinizi söylemek gerçekten de çok büyük bir iddia.

Sevmek bir his değildir. Öyle olsa bulutlar gibi gelir geçer. Öyle ya  sadece his olsa nasıl ölçülür? Eğer birisi sizi sevdiğini iddia ediyorsa davranış beklersiniz. Hatta sorgularsınız. Hem sevdiğini söylüyor hem niye böyle davranıyor?

 Allah da sevdim demekle işin bitmeyeceğini söylüyor: 

(Resûlüm!) De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir. Al-i İmran. 31.

Madem sevdiğinizi iddia ediyorsunuz gösterin diyor.

Sevme iddiası ciddi sınamaları da yanında taşır. Masallardaki padişahın kızını almak için geçilmesi gereken engelleri düşünün. Şöyle bir Hadis-i Şerif zikredilir:

Abdullah b. Muğaffel radıyallahu anh’dan rivayete göre şöyle demiştir: “Bir adam, Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme “Ey Allah’ın Resûlü! Ben seni gerçekten seviyorum” dedi. Resûlullah, “O söylediğin söze dikkat et” buyurdu. Adam da “Vallahi seni gerçekten seviyorum” diyerek üçüncü sefer aynı sözü tekrar etti. Bunun üzerine Resûlullah, şöyle buyurdu:

“Eğer beni seviyorsan fakirliğe karşı bir kalkan hazırla. Çünkü fakirliğin beni seven kimseye gelmesi, selin durak yerine akması gibi hızlıdır.” (Tirmizi, Zühd, 36)

Korku salmak değil niyetim, anlatacağım az sabır. Şimdi de Hz Mevlana’ya kulak verelim:

“Ayrılık derdinden Mecnun, ansızın hastalandı. İştiyak aleviyle kanı kaynadı, nihayet boğaz illetine tutuldu. Tedavi için hekim geldi. Gördü ki damarını yarmak ve kan almaktan başka çare yok.
Kanı defetmek için hacamat lazım dedi. Çağırdılar hünerli bir hacamatçı geldi. Kolunu bağladı, şiş olan yeri deşeceği sırada o huyu, aşktan ibaret olan aşık, bir nara attı. Dedi ki: Paranı al git, hacamat etme. Ölürsem öleyim, bu köhnemiş beden bırak ölsün! Hacamatçı dedi ki: Bundan ne korkuyorsun sen kükremiş aslandan bile korkmazsın. Mecnun dedi ki: Ben yaradan korkmuyorum. Sabrım, taştan yapılma dağlardan da fazladır. Yarasız durmaya hayatta tahammülüm yok. Yaralara aşığım, onlara koşa,koşa giderim. Fakat vücudum Leyla ile doludur. Bu sedef o incinin sıfatları ile dolmuştur. Ey hacamatçı, korkarım beni hacamat ederken Leyla’yı yaralarsın. Gönlü aydın olan akıllı kişi, bilir ki benimle Leyla arasında bir fark yok. Mesnevi.5.”

Sevme iddiası tek bir şeyi gerektirir o da kendim dediğin engeli aşmak.

Daha önce başka bir hikayede bir aşığın senin için şunları şunları yaptım diye anlatması üzerine maşuğunun evet bütün bunları yaptın ama asıl yapılması gerekeni yapmadın dediğini anlatmıştık. Nedir o diye sorulunca, ölmedin demişti.

Kendini aşmadıkça bir diğerini sevmek sadece iddiadan ibarettir.

O zaman başta sorduğumuz soruya geri dönelim:

Ey dertlere uğramış aşık, beni mi daha çok seversin kendini mi? doğru söyle. Aşık dedi ki: Ben, sende öyle bir fani olmuşum ki tepeden tırnağa kadar seninle doluyum. Varlığımdan bir addan başka bir şey kalmadı.  Ey güzelim, vücudumda senden başka bir varlık yok. Bu sebeple sirke bal denizinde nasıl yok olursa ben de sende öyle yok oldum. Mesnevi.5.

Sen ve ben bir olunca soru da manasız kaldı.

Herkes bilir ki ölen sevimli olur. Bütün düşmanlıklar da ölünce son bulur.

 

#korkmaaskvar

Dr Faik Özdengül

http://faikozdengul.wordpress.com

Bu Yazı 960 defa okundu.
KAPILAR
M. Faik Özdengül
Ölümsüzlük ağacı nedir?
İsmail Güleç
Mücâhidîn-i Mevleviyye Alayı
Yakup Şafak
MEVLANA'NIN ADALET FELSEFESİ
Misafir Yazar
Tasavvuf Hakkında...
Mahmut Erol Kılıç
Tasavvuf Vaktidir
Cuma Mektupları
SEYYİD-İ SIRDAN
Muhsin İlyas Subaşı
Tarikatın Ne Olduğunu Biliyor Muyuz?
Editör'ün Seçimi
Mevlevî
Mehmet Demirci
MEVLÂNÂ’NIN MESNEVİDEKİ AMACI
Nuri Şimşekler
MESNEVÎ'DE OLGUN İNSAN
Adnan K.İsmailoğlu
Hz. Mevlânâ’dan Nasîhatler
A.Selâhaddin Çelebi
SEMA ADABI
Ö. Tugrul İnançer
SABIRDAKİ ESRARLI GÜZELLİK
H. Nur Artıran
Mesnevi Dersleri Aramak
M. Sait Karaçorlu
Er-Rahman Er Rahim
Cemalnur Sargut
Din Yolu Hikmet Yoludur
Emin Işık
Semâ'daki Sırlar
Sezai Küçük
HZ. PEYGAMBER’İN DAVRANIŞLARI
İsmail Yakıt
Mevlevî Hatıraları
Tarihten Bir Yaprak

Asitâne Mevlevi Kültür Dergisi

Anasayfa | Hakkımızda | Site Haritası | İletişim | E-mail
Semazen.net'in resmi web sitesidir.
Web sitemizin dışında farklı sitelere yönlendiren linklerin içeriklerinden Semazen.net sorumlu tutulamaz.
Copyright © 2005, Tüm Hakları Saklıdır.
Sayfa oluşturma zamanı: 0.0289 sn.
Programlama: CMBilişim Teknolojileri Görsel Tasarım: Capitol Medya