Site Haritası
Kur'an-ı Kerim
Hadis-i Şerif
Hz. Mevlana
Eserleri
Seyyid Burhaneddin
Bahâeddin Veled
Şems-i Tebrizi
Selahaddin Zerkubî
Sultan Veled
Hüsâmeddin Çelebi
Hz.Mevlâna Dergâhı
Sema
Adab ve Erkan
Yolun Mertebeleri
Çelebilik
Mevlevi Ayinleri
Mevlana İhtifalleri
Akademik
Yükle
Hizmeti Geçenler
Mesnevi Sohbetleri
Mesnevi Hikayeleri
Sesli Kitaplar
Fihimafih Okumaları
Duyuru&Etkinlik
Haberler
Semazen Video
Semazen Radyo
E-Kart
Projelerimiz
Foto Galeri
Soru ve Cevaplar
Keşkül Dergisi
Linkler
KONYA
Evrad-ı Şerif
Dinletiler
Bağış

    

 

  




 

Google

Kur'an-ı Kerim

Dinleyelim


Hz. Mevlânâ'nın eserlerinden hangisini okudunuz?
Mesnevi
Divan-ı Kebir
Fihimafih
Mecalis-i Seba
Mektubat
Birkaçını
Hiç Birini
 
BİZİM OĞLANLAR
06 Ekim 2017 00:00

BİZİM OĞLANLAR

Yedi sekiz yaşlarında üç erkek çocuk, Hz Şems-i Tebrizi türbesinin arkasındaki küçük parkta top oynuyorlardı. Hemen tuvaletin önündeki bölüm, ortası ağaçlıklı, etrafında oturmak için banklar olan.

Arada uğrar o banklarda otururum biraz. Ön tarafa göre türbeye daha yakındır.

Çocuklardan birisi kaleci, diğer ikisi de kendi arasında maç yapıyorlar. Tek kale maç bilirsiniz. Camiinin minaresinin oturduğu beton kaide de kale. Hemen türbenin güney yönündeki seyyar satıcı köpürüyor arada, “sessiz olun kesecem topunuzu”. Topun duvara vururken çıkardığı seslerden ve çocukların bağrışmalarından rahatsız oluyor. Bölümün orta yerinde büyükçe bir ağaç var, etrafı korumaya alınmış ve koruma için yapılmış beton bölmenin üstüne de ağaçtan oturma yerleri konulmuş. Orada da yine aynı yaşlarda pardon birisi 4-5 yaşlarında üç tane kız çocuğu oturmuş kendi aralarında konuşuyorlar. Kız çocukları Arapça konuşuyor. Top oynayan oğlanlar Türkçe.

Böyle sokak aralarında veya camilerin ardında birdenbire ortaya çıkan gizli bahçeleri hep sevmişimdir. Beklemediğiniz anda karşınıza çıkıveren tanıdıklar gibi. Biraz hoş beş etmeden geçmek ayıp olur. Az soluklanır kafanızdakileri biraz unutursunuz. Çay varsa o daha da iyi. Kim bilir bakarsınız sohbet muhabbete dönüşür. Bu arada burayı düzenleyenlere de teşekkür etmeliyim. Güzel bir tefekkür mekanı olmuş.

Kaleci oğlan birden topa vuruyor ve top nereye gidiyor dersiniz?

Orta yerdeki Arapça konuşan üç kızdan en küçüğünün kafasına. Haydiii. Bakalım şimdi ne olacak?

Kızlardan daha büyük olan küçüğü önce teselli ediyor. Sonra da topa vuran oğlanın karşısına dikiliyor. Başka bir dil konuşuyor ama sesinin tonu ve vücut dilinden öfkeli olduğu belli. Oğlan biraz mahcup. Oyun oynuyoruz ne olacak, olabilir bilerek yapmadım ki tavrında,  kızın anlamadığı dilde bir şeyler söylüyor. Bağrışmaya başlıyorlar bu sefer diğer oğlanlar geliyor. Onlar daha da üste çıkıyor. “Gidin siz de başka yerde oturun biz burada top oynuyoruz”. Kız taş gibi kaleci oğlanın karşısında dikiliyor, kardeşine yapılanın intikamını alacak. Topa vuran çocuk kenarından köşesinden az kuyruğu da dik tutarak işi geçiştirmeye çalışıyor. Bilerek olmadı diyor. Bir an önce sorun çözülsün ki oyuna devam edebilsinler. Kızın öfkesi geçmiyor. Ve tam bu anda en beklenmedik belki de en beklenilen şey oluyor. Diğer oğlanlardan birisi yüksek sesle bağırıveriyor.

“Burada oynamak bizim hakkımız, biz Türk’üz. Burası bizim yerimiz siz gidin buradan.”

“Biz Türk’üz, siz Arap’sınız, gidin buradan.”

“Süphanallaah”. Ne diyor bu çocuk?

Seyyar satıcı bunları duymuyor. Müşterisi var. Ben müdahil olmalı mıyım bilemedim.  Karşı bankta birkaç kişi daha var ama başından beri olaya benim kadar vakıflar mı onu da bilmiyorum. Bekledim bakalım ne olacak diye.

Ne olmuştur sizce?

Kavga büyüyerek devam etti mi? Uzlaşma imkanları var mı? Aksilik birbirlerinin dillerini de anlamıyorlar? El kol hareketleri, yüz ifadeleri ve ancak kendi dillerinden havaya savurdukları ve sadece kendilerinin anlayabildiği kelimeler.

Nasıl oldu da iş birdenbire etnik bir meseleye dönüştü? Bu çocuklar böyle davranmayı kimden öğrendi? Nereden duydu? Aslında özür dilenip kapatılabilecek basit bir konu nasıl oldu da devlet, vatan, millet meselesine dönüşebildi?

İnsan faydacıdır, evet bunu biliyoruz. Kendi faydası söz konusu olduğunda her argümanı da kullanmaya meyillidir. O da tamam. Çocuktur oyun oynayacak ne kadar hızlı sorun çözerse oyuna vakit kalacak peki. İyi de bel altı vurmak fıtrattan mı kaynaklanıyor?

Büyükler de böyle davranıyor sanki.

Olay bir hataydı. Çocuk bilerek yapmadı. Küçük kızın canı yandı. Büyük kızın küçüğü koruma içgüdüsüyle yaptığı çıkış biraz fazlacaydı. Bunların hepsini gördüm. Fakat diğer oğlanların söylediği ayrıştırıcı sözcükler ayıp kaçtı. Oturduğum yerden kızdım ve utandım.

Çok şükür. Neticede kötü bir şey olmadı. Oğlanlar biraz mırıldandılar ama sonra tartışmayı uzatmadılar. Toplarını alıp parkın ön tarafına geçtiler.

Dağdan gelen bağdakini mi kovdu?

Hayır. Bizim oğlanlar kızgınlıkla yanlış şeyler öğrenmiş ve söylemiş olsa da sonunda mayalarındaki asalet ortaya çıktı. Bundan önceki ataları gibi davranmayı becerebildiler.

Bizim oğlanlar dedim fark ettiniz.

Milletimi seviyorum.

#korkmaaskvar

Dr Faik Özdengül

http://faikozdengul.wordpress.com

Bu Yazı 149 defa okundu.
GİZLİ YAĞMUR
M. Faik Özdengül
Mevlana’dan beslenme öğütleri
İsmail Güleç
Topkapı Sarayı ve Mevlâna
Mahmut Erol Kılıç
Oruç Açlık mı, Arınma mıdır?
Muhsin İlyas Subaşı
HZ. MEVLÂNÂ'YA GÖRE RAMAZAN VE ORUÇ
Editör'ün Seçimi
ORUCUN İÇ ANLAMI
Mehmet Demirci
Mevlânâ ve Nefs Eğitiminde Oruç
Misafir Yazar
ORUÇLUNUN GÜLÜMSEMESİ
Nuri Şimşekler
MESNEVİ’DE MANEVÎ MOTİVASYON
Yakup Şafak
Ramazan Üzerine
Ö. Tugrul İnançer
HAZRET-İ MEVLÂNÂ’NIN SEMÂ'I
A.Selâhaddin Çelebi
RAMAZAN VE ORUÇ GAZELLERİ
Adnan K.İsmailoğlu
Mesnevî ve Maârif’e göre Oruç
H. Nur Artıran
Oruç
Mehmet Fatih
Perhiz
M. Sait Karaçorlu
Oruç ile benliği at, can oluver
Cuma Mektupları
Tasavvufun Günümüzde Uygulanması
Cemalnur Sargut
HZ. MEVLÂNÂ’YA GÖRE ORUÇ
Editör'den
MEVLANA DOSTLARINA TARİHLER-II
İsmail Yakıt
Mevlânâ Aşıkı Mehmet Dede
Tarihten Bir Yaprak
Semâ'daki Sırlar
Sezai Küçük

Asitâne Mevlevi Kültür Dergisi

Anasayfa | Hakkımızda | Site Haritası | İletişim | E-mail
Semazen.net'in resmi web sitesidir.
Web sitemizin dışında farklı sitelere yönlendiren linklerin içeriklerinden Semazen.net sorumlu tutulamaz.
Copyright © 2005, Tüm Hakları Saklıdır.
Sayfa oluşturma zamanı: 0.0483 sn.
Programlama: CMBilişim Teknolojileri Görsel Tasarım: Capitol Medya