Site Haritası
Kur'an-ı Kerim
Hadis-i Şerif
Hz. Mevlana
Eserleri
Seyyid Burhaneddin
Bahâeddin Veled
Şems-i Tebrizi
Selahaddin Zerkubî
Sultan Veled
Hüsâmeddin Çelebi
Hz.Mevlâna Dergâhı
Sema
Adab ve Erkan
Yolun Mertebeleri
Çelebilik
Mevlevi Ayinleri
Mevlana İhtifalleri
Akademik
Yükle
Hizmeti Geçenler
Mesnevi Sohbetleri
Mesnevi Hikayeleri
Sesli Kitaplar
Fihimafih Okumaları
Duyuru&Etkinlik
Haberler
Semazen Video
Semazen Radyo
E-Kart
Projelerimiz
Foto Galeri
Soru ve Cevaplar
Keşkül Dergisi
Linkler
KONYA
Evrad-ı Şerif
Dinletiler
Bağış

    

 

  




 

Google

Kur'an-ı Kerim

Dinleyelim


Hz. Mevlânâ'nın eserlerinden hangisini okudunuz?
Mesnevi
Divan-ı Kebir
Fihimafih
Mecalis-i Seba
Mektubat
Birkaçını
Hiç Birini
 
Güncel Haberler

Mevlid-i Nebi

Sevgili Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) dünyayı teşriflerinin 1445. senesi "Mevlid-i Nebi", bize, çevremize, milletimize, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirsin dileriz."

22 Aralık 2015

Her toplum kendi seçkin şahsiyetlerini örnek alır. İlim, irfan ve akl-ı selim sahibi insanların da yapacağı budur. İşte bu insanlar dünya ve ahirette, mesut ve bahtiyar olurlar. Bu tür bahtiyar insanlardan yoksun olan toplumlar ahlâki çöküntüye düşerler, huzurları bozulur; güç ve kuvvetlerini kaybederler; anarşinin içine düşerler. Bu kaçınılmaz bir sonuçtur.

Dinî ve ahlakî hayatımızın en büyük örnek şahsiyeti, hiç şüphe yok ki, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’dir.

Alemlere rahmet olarak gönderilen son peygamber, Hz. Muhammed (s.a.v.)’in örnek hayatı incelendiğinde; O’nun muhteşem özellikleri, açıkça görülür.

Allah Rasûlü, kimsenin ayıbını yüzüne vurmaz, hoşlanmadığı ve yanlış gördüğü bir davranış olursa o davranışı yapanların kim olduğunu belirtmeden ve kimseyi kırmadan, yanlışları düzeltir; kimsenin sözünü kesmez, konuşması bitinceye kadar dinler, kimsenin gizli hallerini araştırmaz, kendini ilgilendirmeyen konularla meşgul olmazdı. Allah’a hürmetsizlik yapılmadıkça, kendisine karşı yapılan kötülükleri bağışlar, eline fırsat geçse de intikam almayı düşünmezdi. Zengin-fakir, efendi-köle, büyük-küçük ayrımı yapmadan insanları eşit tutardı.

Hz. Peygamber cömertti. İkram etmeyi çok severdi. Eline geçen hemen her şeyi muhtaçlara dağıtır, kimseyi eli boş çevirmezdi. Bütün işlerini tam bir düzen ve intizam içinde yapar, vaktini boşa geçirmezdi.

Dürüstlükten ayrılmazdı. Verdiği sözü tutardı. Şakayla da olsa, asla yalan söylemezdi. Henüz peygamber olmadan “güvenilen kişi” unvanını kazanmıştı. Bunun içindir ki, Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de; “Sizin için, Allah’ın Rasulü (Hz. Muhammed), Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çokca zikredenler için, güzel bir örnektir.[Ahzap Suresi Ayet:21.] buyurur. Bunun yanında; Allah Teala Kur’an’da Yüce Peygamberimizin “En üstün ahlâk üzere bulunduğunu”[Kalem Suresi Ayet:4.],“Allah’ın rahmetinin eseri olarak ümmetine yumuşak ve merhametle davrandığını”[Al-i İmran Suresi Ayet:159.] bildirmiş ve “Ey Muhammed! Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik”[Enbiya Suresi Ayet: 107.] buyurmuştur.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) de “Sizin en hayırlınız, ahlâken en güzel olanınızdır.” [Buhari], “Ben ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim” [Malik] buyurmuştur.

Hz. Mevlâna (k.s.) "Ben sağ olduğum müddetçe Kur’an’ın kölesiyim. Ben Muhammed muhtarın yolunun tozuyum..." ve Alnımızdaki o parlak nûr, Hak âşıkının gönlündeki o iman ışığı, secde eseri olarak mü'minlerin yüzlerinde görülen bütün bu nurlar, bilki her nurun nuru, Allah'ın sevgili peygamberi Muhammed'in nurundandır. " demektedir., Bizlerinde, Rahmet Peygamberinin, O yüce insanın (s.a.v.) yolunda kurban olması, örnek alması gerekmektedir.

İslâm ve Müslüman Coğrafyası tarihin en zor süreçlerinden geçmektedir. Bugün bütün insanlığı saran şiddet, terör, savaş, çatışma ve kaos sarmalı ile karşı karşıya bulunmaktayız. Müslümanların kanı akmaya devam etmekte; Müslümanların izzet ve onuru tarihte hiç olmadığı şekliyle bugün bizzat birbirleri eliyle yok edilmektedir. İnsanlığın vicdanını kaybettiğine acı bir şekilde şahit olmaktayız. Milyonlarca insan yerinden, yurdundan, evinden barkından, hayatından oluyor. Çocuklar umutlarını, hayallerini, geleceklerini yitiriyor. Tefrika ve cehalet bataklığına saplanıyor.

Rasûl-ü Ekrem (s.a.s.) ırk, dil, renk, coğrafya ayrımı gözetmeksizin hepimizi aynı Allah’a, aynı kitaba, aynı peygambere inanan, aynı secdeye baş koyan, aynı kıblede istikameti bulan kardeşler olarak ilan etmesine rağmen; bizler, kardeşlik ahlakını unuttuk, böylesi ulvi bir değeri çoğu zaman cehalet, menfaat, kısır çekişme ve inatlaşmalara kurban eder olduk. Peygamberimiz (s.a.v.), bizlere merhameti, şefkati, vicdanı, insafı, affı, sabrı ve hoşgörüyü öğretmesine rağmen; bizler, kendimize, ailemize, çevremize karşı bu hasletleri yitirdik. Yüreklerimiz katılaştı. Rabbimizin gönüllerimize yerleştirdiği tertemiz fıtrata tam anlamıyla sahip çıkamadık. İtiraf etmeliyiz ki İslâm dünyası, bugün, dâhili ve harici sebeplerle Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamberin (s.a.v.) mesajlarından, onun eşsiz örnekliğinin, ağızlardan gönüllere indirememekten, zihinlere, dimağlara iyice yerleştirememekten, hayata geçirilememesinden kaynaklanmaktadır.

Bu Mevlid kandili vesilesiyle bir daha hatırlamalıyız ki, nübüvvetin şifa dağıtan pınarları kıyamete kadar kurumayacaktır. Server-i kâinat Efendimizin sünneti, cahiliye karanlığında boğulan sahipsiz bir toplumu nasıl ihya ettiyse, bugünün insanını da öylece sahil-i selamete ulaştıracak kudrettedir. Yeter ki bizler, onu mukaddes bir hatıra olarak sevgi ve hürmetle yâd etmekle yetinmeyelim; örnek alma çabasında olalım. Onun hayatını erişilmez bir serap gibi hayranlıkla seyretmek yerine, model almayı deneyelim. O gün, bir baba, bir eş, bir komutan, bir imam, bir devlet başkanı ya da bir muallim olarak konuşan Rahmet Elçisinin (s.a.v.) sözleri, nasıl dört koldan akarak hayata karışmışsa bugün de hayatımızın içinde onun örnekliğine yer açalım. Unutmayalım ki; o bizim için her şeyiyle örnektir.

Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) tebliğinin her safhasında yer alan merhamet vurgusu yeniden okunmayı, üzerinde düşünülmeyi, şiddetin ve vahşetin açtığı yaralara merhem olarak sunulmayı beklemektedir. “Merhametlilerin en merhametlisi” tarafından insanlığın son ümidi olarak gönderilen Hz. Peygamber (s.a.v.), birbirlerini sevme, birbirlerine merhamet ve şefkat göstererek bütünleşme konusunda “bir vücudun organlarından farksız olan” bir toplum oluşturmakla görevlendirilmiştir. Peygamberimizi (s.a.v.) anmak bu duygu ve düşünceleri hatırlamaktan bağımsız düşünülemez. Bugün körelmeye yüz tutmuş hassasiyetler, ubudiyeti unutmuş zihinler, hırs, tamah, kibir ve güç tutkusuyla kararmış kalpler, belleğini yitirmiş, medeniyetinin değerlerini heba etmiş toplumlar onun mevlidini idrak ederek Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in örnekliği ve rehberliğiyle yeniden bir doğuşa muhtaçtır.

Sevgili Peygamberimizin dünyayı teşriflerinin 1445. yıldönümünü vesilesi ile Mevlid Kandilinizi tebrik eder, Müslüman’a yaraşanın onun yüksek ahlakını benimsemek, ailesine, çevresine, milletine ve devletine yararlı bir insan olmaya çalışarak; başta ülkemiz, gönül coğrafyamız ve İslâm dünyası olmak üzere tüm insanlığın Peygamber Efendimizin (s.a.v.) yüce örnekliğinden hakkıyla nasibdar olmasını Cenab-ı Mevlâ’dan niyaz ediyoruz.

Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) doğumunun 1445. yıldönümü "Mevlid-i Nebi" bize, çevremize, milletimize, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirsin dileriz.

"Dahilek Ya Resulallah"

 

 

Bu Yazı 1402 defa okundu.
Diğer Güncel Haberler
21. Yılında Çelebi anılacak. 17.04.2017
Leyle-i Regâib mübarek olsun... 30.03.2017
Her Cumartesi Sema'da buluşalım... 17.03.2017
Sohbet 02.03.2017
Şefik Can Dede anma proğramı 26.01.2017
Pakistan'da anılıyor. 19.01.2017
Şefik Can Dede anılacak... 14.01.2017
Sûfîlerin Sırları 23.12.2016
743. Vuslat Ses Kayıtları 21.12.2016
Vakt-i Şerif Hayrola... 17.12.2016
Hz. Mevlâna’da Peygamber Sevgisi 13.12.2016
743. Vuslat 07.12.2016
Sırlı Cam 02.11.2016
Sempozyum 19.10.2016
Mesnevî-i Mânevî Şerhi 02.09.2016
Gelibolulu Şakir Efendi ve Divançesi 10.08.2016
Mevlevî Evrad-ı Şerifi 22.06.2016
Tâhirü'l Mevlevî Dede 21.06.2016
Ramazan Mübarek olsun... 04.06.2016
Fîhi Mâ Fîh 24.05.2016
Fransa'da Mesnevî sohbetleri 24.05.2016
Mehmed Celâleddîn Dede 20.05.2016
Sufi Araştırmaları Dergisi 14.05.2016
Mesnevi Sohbetleri 14.05.2016
Yaman Dede Dualarla Anıldı. 06.05.2016
Eşrefoğlu Rumi Hazretleri Anıldı 03.05.2016
Vakt Erişti Dem Bu Dem 02.05.2016
Sevgi ve Barış yürüyüşü 29.04.2016
Panel 23.04.2016
Celâleddin Çelebi Anıldı... 18.04.2016
20. Yılında Çelebi anılacak. 13.04.2016
Yeni bir Eser 26.02.2016
Şefik Can Dede Anıldı. 25.01.2016
Pakistan'da Şefik Can Dede anılıyor. 21.01.2016
Mesnevî Neşri 14.01.2016
742. Vuslat Ses Kayıtları 29.12.2015
Sultan Veled Divanı’ndan Seçmeler 28.12.2015
Şebî Arus - Video 26.12.2015
Değerlendirme Toplantısı 24.12.2015
Köy gençliği üzerine
Mahmut Erol Kılıç
KİM OLDUĞUNU HATIRLA
M. Faik Özdengül
Kör ile kötürüm
İsmail Güleç
MEVLANA ÜRPERTİSİ
Muhsin İlyas Subaşı
Tebriz'e Sesleniş
Editör'ün Seçimi
Mevlevî
Mehmet Demirci
SAHTE YOL GÖSTERİCİLER
Misafir Yazar
MESNEVÎ HİKÂYELERİ ÜZERİNE
Nuri Şimşekler
MESNEVİ’DE MANEVÎ MOTİVASYON
Yakup Şafak
SEMA ADABI
Ö. Tugrul İnançer
HAZRET-İ MEVLÂNÂ’NIN SEMÂ'I
A.Selâhaddin Çelebi
MESNEVÎ HİKÂYELERİ
Adnan K.İsmailoğlu
HZ. MEVLÂNÂ’YI ANLAMAK
H. Nur Artıran
DERVİŞ II
Mehmet Fatih
Hiç Olmak
M. Sait Karaçorlu

Asitâne Mevlevi Kültür Dergisi

Anasayfa | Hakkımızda | Site Haritası | İletişim | E-mail
Semazen.net'in resmi web sitesidir.
Web sitemizin dışında farklı sitelere yönlendiren linklerin içeriklerinden Semazen.net sorumlu tutulamaz.
Copyright © 2005, Tüm Hakları Saklıdır.
Sayfa oluşturma zamanı: 0.0384 sn.
Programlama: CMBilişim Teknolojileri Görsel Tasarım: Capitol Medya